Ana sayfa » Ben, Kirke

Ben Kirke

"Bu dikkat çekici hikaye sizi, Kirke'nin yaptığı bir büyü gibi etkisi altına alacak."
Olumlu
  • Akıcı, rahat okunuyor.
  • Çeviri gerçekten çok iyi, kulak tırmalamıyor.
  • Fiyatı ortalama.
Olumsuz
  • Zaman geçişleri basık kalmış.
9
Çok İyi
Akıcılık - 9
Konu - 8
Sayfa düzeni - 9
Çeviri - 10

Ben, Kirke

 

Ben, Helios’un kızı, Aiaie Cadısı Kirke. Hayatım boyunca trajedinin beni bulmasını bekledim. Bulacağından hiç kuşkum yoktu çünkü başkalarının hak ettiğimi düşündüğünden daha fazla arzum, isyanım ve gücüm vardı, yıldırımları üstüne çekecek şeylerdi bunlar. Ve bir gün, artık bu dünyaya dayanamayacağım, diye düşündüm.

 

Ziyaret salonunda tanrılar hala içiyor, gülüyor, birbirlerinin kucağında yatıyordu. Onları seyrettim. Birinin yokluğumdan bahsetmesini bekledim ama kimse bahsetmedi çünkü kimse yokluğumu fark etmemişti. Niye edeceklerdi ki? Hiçbir şeydim ben, bir taştım. Binlerce binin arasında bir diğer nympha çocuktum.

Öncelikle kitabın yazarının ve çevirmeninin bendeki yerinden bahsetmek istiyorum. Madeline Miller 2013’te Orange ödülü almış birisi. Son ödül ona verildi, artık Orange ödülü verilmiyor. Yazdığı ilk kitabı Akhilleus’un şarkısı ile aldı bu ödülü. Mitolojik romanlara yalnızca iki kitabı da olsa, katkı sağladığı için çok seviyorum kendisini. Mitolojik kurgu romanı bulmak çok zor, herkesin bildiği, birkaç film olmuş seri var yalnızca. Umuyorum ki Madeline daha fazla mitolojik kurgu romanları yazar.

Çevirmene gelecek olursak, Seda Çıngay gerçekten bu işin hakkını veriyor. Birçok çeviri kitap okudum, hatta genelde dolabım yabancı dilden çevirilerle doludur. Seda Çıngay, Madeline’in şiirsi cümlelerinin hakkını veriyor. Kulağınızı tırmalama imkanı yok. Her şey öyle yerli yerinde ki , Kirke çıktığı zaman çok korkmuşum, Akhilleus’un şarkısı’nı çeviren kişiyle aynı kişi çevirmezse kitabı ve Madeline’in o şiirsi cümlelerini hissedemem diye. Ardından kitabın çeviri haberi de gelince dünyalar benim oldu. Yazarın instagram hesabına veya yayınevlerine sürekli “Kirke’yi çevirin lütfen…” yazıyordum. Hatta çeviri haberi gelmeden birkaç ay önce yorumumu Madeline Miller beğenmişti. Umutla beklemeye başlamıştım artık.

Eylül geldi çattı. Kirke çıktı. Hemen aldım, ön sipariş ile. Eğer çeviri haberi birkaç hafta daha geç gelseydi, Amerika’daki arkadaşım orijinal basımını alıp yanıma gelmiş olacaktı. Hızır gibi yetişti İthaki ve bana en güzel hediyeyi verdi;  Ben, Kirke.

Tarihte Kirke erkekleri domuza çevirmesi ile biliniyor. Kitapta ise Kirke’yi daha yakından tanıyoruz. Kitabı okumadan önce Kirke’yi sadece gözünü aşkın ve öfkenin kararttığı bir büyücü olarak görüyordum. Kitapta Kirke’nin hayatını ve hislerini okudukça gözümde kırgın bir kadın canlanmaya başladı.

Okurken gerçekten kendimi kaptırdığım bir kitap. Her sayfası dolu dolu geçiyor. Kirke’nin hislerini bilen ilk kişi bizler oluyoruz, okuyucular. Kirke’yi etrafında tanıyan kimse yok. Kirke aile içinde sönük kalan, hatta dışlanan bir çocuk oluyor. Babasının yanından ayrılmıyor. Kardeşleriyle anlaşamıyor. Belki de hiç gerçekten sevilmiyor… Bu yüzden kendimi onun yerine koyarak okuduğumda gözlerim dolmadan edemiyorum.

Düşünüyorum da bazen, Kirke’nin anlattığı tanrıların bu bencilliği, günümüz insanının kibriyle yarışabilir miydi?

Kitabın kapağında küçük bir ada haritası var. Bu Kirke’nin sürgün edildiği yer. Harita sayesinde az çok mekan canlandırmak kolaylaşıyor.

Olaylara gelecek olursak, her şey Kirke’nin aşık olduğu insanı, kutsal biri yapmasıyla başlıyor. Büyülerinin bitkilerden geldiğine inanıyor, bitkileri kullanıyor. İlk aşklar her zaman acılı geçer derler ancak Kirke’nin acısını bu kadar kısa bir cümleyle tanımlayabilir miyim bilmiyorum. Kutsal biri haline getirdiği insanoğlu onu sevmiyor. Bir başkasıyla evlenmek istiyor. Kirke bu durumda öfkesine yenik düşüyor ve aşık olduğu adamın evleneceği kadını bir yaratığa çeviriyor. Ancak büyüsünü kadını yaratık yapmak amacıyla kullanmamıştı. Güçlerini kullanmayı yeni öğrenen birisi için belki de basit bir yanlıştı bu.

Her şey Kirke için ters gitmeye başlıyor. Bir adaya sürgün ediliyor.

Zaten yıllarca kendisiyle yaşayan Kirke için bu ada bir anlam ifade etmiyor. Yüzlerce insanın içinde hayalet olmakla karşılaştırılınca ödül bile denebilir.

Bu kitaptan sonra Kirke benim gözümde çok güçlü bir kadın oldu. Madeline Miller, ilk kitabında olduğu gibi ikinci kitabında da bana hayata dair bir ders vermeyi başardı. Kelimeleri hep kalbime dokundu.

Mutlaka okumanız gereken kitaplardan Kirke. Etrafımdaki kitap okumayı seven tüm arkadaşlarıma önerdim. Sizlere de öneriyorum.

 

İncelemeyi Sevdin mi?
  • Mükemmel
  • Bayıldım
  • İdare Eder
  • Ne Alaka
  • Berbat
  • Yuh Artık!

Bu İnceleme Sizin İçin Yararlı Oldu Mu?

4 0

Yorum

Lost Password

Please enter your username or email address. You will receive a link to create a new password via email.

Göster
×
Göster
×
Göster
Göster
Göster